• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Espiye/Kurugeriş KÖyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
    • ESPİYE-Kurugeriş KÖyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
    • ESPİYE Kurugeriş Köyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
    • Espiye Kurugeriş Köyü
    • Espiye ve Çevresinin Sesi
    • Espiye Kurugeriş Köyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
    • ESPİYE Kurugeriş Köyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
    • GİRESUN-Espiye Kurugeriş Köyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
    • Espiye Kurugeriş Köyü
    • Kurugeriş ve Çevresinin Sesi
Üyelik Girişi
Takvim
Saat
Recep ŞAHAN
kurugeris@hotmail.com
FAHRETTİN PAŞA HIRSIZ MI?
05/01/2018

Kendi tarihini İngilizlerden öğrenirsen Fahrettin Paşa’ya “hırsız”,  Abdülhamid Hân’a da “Kızıl Sultan” dersin.  Geçenlerde, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Muhammed bin Zayed denen densiz,  Medine Müdafii Fahrettin Paşamıza “Hırsız” deme küstahlığında bulundu. Bir yönüyle de hayra vesile oldu. Zira bu sayede Fahrettin Paşa gündeme oturdu ve yeni nesil onu tanımaya başladı. Bir hayrı daha oldu bu zatın. O da BAE ve sözde idarecilerinin gerçekte kim oldukları ortaya döküldü. 1971’e kadar İngiliz sömürgesi olan ülke bu tarihten sonra güya bağımsız olmuş. Ama bugün bölgede ve BAE’de asıl aktör İngilizler.  O ülkeyi yöneten ailenin geçmişte Osmanlıya nasıl hainlik ettiği, hatta ailenin ateist olduğu bilgileri dolaşmaya başladı.

 Bütün bunların ortaya çıkmasıyla; BAE’nin 15 Temmuz’un finansörlerinden olmalarını, Filistin davasında Filistinlileri sırtından hançerlemelerini, işgalci Siyonist İsrail ile sarmaş dolaş olmalarını, her defasında Türkiye’ye salyalarını akıtmalarını daha iyi anlıyoruz. Mossad muhbiri bir hainin Fahrettin Paşaya hırsız demesi bütün bunlar ortaya dökülünce daha iyi anlaşılıyor.

Diğer taraftan densizin birisi Fahrettin Paşa’ya “hırsız” dedi diye küplere binmekte haklıyız.  Lâkin bizde de benzer durum yok mu? Mesela bu ülkede yıllarca Abdülhamid Hân’a “Kızıl Sultan” denmedi mi? Hala da demiyorlar mı? Kendi tarihinizi İngiliz yazarsa hainler kahraman, kahramanlar hain olur. BAE dışişleri bakanının durumu da bu.  Fahrettin Paşa Medine’deki kutsal emanetleri İstanbul’a göndermeseydi bu emanetleri İngilizlerce yağmalanacaktı. Ortada bir nevi kuyruk acısı var.

Hac ve Umre İçin kutsal topraklara her gittiğimde Medine-i Münevvere’de umumiyetle Mescid-i Nebevî’nin kıble tarafında, tam Yeşil Kubbe’nin karşısında kafileyi toplar sohbet ederim. Bu sohbetlerimizde mutlaka  Fahrettin Paşa’yı da anlatırım. Ancak her ne hikmetse her defasında Suûdlu görevlilerce engelleniriz. Mart 2017’deki son Umremizde de aynısını yaşadık. BAE dışişleri bakanının Fahrettin Paşa’ya “hırsız” ithamı üzerine o günler aklıma geldi. “Acaba Suûdlular da bu adam gibi mi düşünüyor yoksa?”  dedim kendi kendime. Osmanlı sonrası bölgenin haritasının İngilizlerce çizildiği göz önünde bulundurulursa bu soru cevabını bulur.

İşin bir başka hazin yönü de şu. Fahrettin Paşa’yı ülkemizde  ilk defa duyan milyonlar var. İlkokuldan lise sona kadar tüm kitapları tarayın Fahrettin Paşa’dan söz ediliyor mu ya da ne kadar söz ediliyor?  En azından bizim zamanımızda bu yoktu. Zira çoğumuz Onu daha dün duyduk belki de.

Gelelim Medine Müdafaasına. Mekke-Medine’nin de içinde olduğu Hicaz Bölgesi 1517’de Osmanlı idaresine girdi ve 1918 Mondros mütarekesiyle de elimizden çıktı.  İşte en son Medine-i Münevvere destansı bir direniş sonunda elimizden çıktı. Tam bu noktada Fahrettin Paşa karşımıza çıkıyor.

Osmanlı 1. Cihan harbinde dokuz cephede birden düşmanla boğuştuğu bir sırada    Hicaz bölgesinde de İngilizlerin desteği ile Şerif Hüseyin ve bazı  Arap aşiretler Osmanlıyla isyan başlattılar. 4.Ordu komutanı Cemal Paşa isyana karşı Fahrettin Paşa’yı Medine’ye gönderdi(28 Mayıs 1916). İsyanlarda hainler Medine’yi de kuşattılar. Fahrettin Paşa olacakları tahmin etmiş olacak ki Medine’deki 30 kadar Kutsal Emaneti 2000 askerin korumasıyla, çok zor şartlar altında, demiryolları tahrip edilmeden az evvel Medine’den çıkararak trenle  İstanbul’a gönderdi.

 Medine-i  Münevvere aç ve susuz idi. Hainler Cennet Mekan Abdülhamit Han’ın yaptırdığı Hicaz demir yolunu  tahrip ederek Medine’ye erzak ulaşmasını da engellediler. Askerler ve halk hem bulaşıcı hastalıklar hem de açlık ve susuzlukla mücadele ettiler. Fahrettin Paşa her ne pahasına olursa olsun Hz. Peygamberin kabrini koruma azmindeydi. Hatta Mondros Mütarekesi(30 Ekim 1918) imzalanınca mütareke gereği Fahrettin Paşa silahı bırakıp teslim olması gerekiyordu. İstanbul’dan bu yönde emir gelmesine rağmen dinlemedi ve hayatı pahasına Efendimizin kabrini korumaya devam etti.

Medine kalesi de isyancıların eline geçince çember iyice daralmıştı. Açlık hat safhadaydı. Hurma çekirdeklerini bile öğüterek ekmek yaptılar Tam bu sırada Medine çekirgeler tarafından istila edildi. Bu bir nevi ilahi yardım idi. Fahrettin Paşa askerlerine Hz. Peygamber zamanından da örnekler vererek ÇEKİRGE yemenin caiz olduğunu söyleyerek çekirge bildirisi yayınladı. Bu açıklamalar üzerine  askerlerimiz bir süre çekirge ile beslendiler. Ancak bu kahramanca direniş 2 sene 7 ay kadar sürebildi. Sonunda kılıcını Allah Rasûlü’nün kabri başına bırakıp  hıçkırıklara boğularak çaresizce teslim oldu. Bu sırada takvimler 7 Ocak 1919’u gösteriyordu.

04.01.2018



220 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NAMAZ EĞİTİMİ - 19/02/2020
Hayatımız ezanla başlar namazla biter. Doğduğumuzda ilk duyduğumuz “Allâhü Ekber” sözüdür.
MUSİBETLERİ NASIL OKUMAK LAZIM? - 05/02/2020
Dünya insan için bir imtihan yeridir. Dünya denen şu hanede iyi veya kötü denebilecek çeşitli olaylarla karşılaşırız. Nimetle de karşılaşabiliriz musibetle de.
İSLAM SOSYAL HAYATTA GÖRÜNÜR OLMASIN ÖYLE Mİ? - 25/01/2020
Geçenlerde sosyal medyada bir gazetecinin paylaşımına denk geldim. İş bu zat bir İmam-Hatip Lisesinin bahçe duvarına yazılı ayet mealinden rahatsız olmuş. “Bu işler böyle kolay mı oluyor?” diye de soruyor arkadaş. Ne sakıncası varsa!?
YAŞAYAN ÖLÜ OLMAK - 07/01/2020
Ölüler iki kısma ayrılır. Yaşayan ölüler ve yaşamayan ölüler. Yaşamayan ölüler bildiğimiz ölülerdir.
NOEL BABA BİZİM BABAMIZ DEĞİLDİR - 25/12/2019
Kızımın öğretmeni ev ödevi olarak kış mevsimi ile alakalı bir resim yapmalarını istemişti. Kızım da resmi evde yapmış okula götürmeden evvel bana göstermiş ve beğenip beğenmediğimi sormuştu.
DİN İLE DOLANDIRICILIK - 10/12/2019
Temelde iki tür dolandırıcılık vardır. 1-Mâlî dolandırıcılık, 2-Dînî dolandırıcılık.
ROL MODELİNİZ KİM? - 16/11/2019
Din insanın yaratılışı ile yaşıttır. Allah insanı yaratmış ama başıboş bırakmamıştır.(Kıyame 36) Zaten insanın yaratılış gayesi yaratıcısını tanımak ve ona kulluk etmektir.(Zariyat 56)Yani insan yemek, içmek ve boşaltmak üzere yaratılmamıştır. Bunlar
MEKKE NOTLARI - 27/10/2019
Umre için kutsal topraklardayız. Renkleri ve dilleri farklı fakat gayeleri tek binlerce hatta milyonlarca müslümanın Kabe etraında pervane olduğu kutlu şehirdeyiz. Evet burası Mekke.Kurâni ifade ile “BEKKE” (Al-i İmran 96)
KİBRİTİN ÇÖPÜ - 17/10/2019
Kibritin çöpünü gözünüze fazla yaklaştırırsanız arkasındaki ormanı göremezsiniz. Hakikaten de öyle değil mi? Biz FETÖ’yü gözümüze yaklaştırırken din adına nice çamlar devirenleri görmez olduk.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret186860
Döviz Kuru
AlışSatış
Dolar6.07816.1025
Euro6.56086.5870
Kurugeriş'te Hava
SOSYAL MEDYA